'AB önemli ama Kıbrıs kadar değil'
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Demokrasiye olan bağlılığımızı insanların özgürlüğüne olan kararlılığımızı sürdüreceğiz ama terörle mücadelede atılması gereken adımları atacağız'' dedi.Bağış, Kocaeli Ticaret Odası'nda (KTO) yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 1960'dan bu yana darbe anayasalarıyla yönetildiğini, dolayısıyla 12 Eylülde yapılacak referandumun çok önemli olduğunu söyledi.
Türkiye'nin sivil bir Anayasaya kavuşması halinde AB sürecinde ciddi bir hızlanma yaşanacağını savunan Bağış, şöyle devam etti: ''2010 yılındaki 12 Eylül, demokrasinin önünün açıldığı, bireyse özgürlüklerin önünün açıldığı bir 12 Eylül olacak. Tabi bazı çevreler o bu Anayasa değişiklik paketiyle ilgili referandumu siyasileştirmeye çalışıyorlar. Sanki bu bir partinin bir adayın seçimiymiş gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Halbuki insanların karar vereceği çok açık ve net sorular var. Türkiye, vatandaşının Anayasa mahkemesine bireysel başvuru yapmasını istiyor mu istemiyor mu? Kadınlarımızın, çocuklarımızın, özürlülerimizin bir takım güvencelerinin Anayasal korunma altına alınmasını istiyor mu istemiyor mu? Anayasa Mahkemesinin yapısının 11 üyeden 17 üyeye çıkarılarak iki daire altında daha etkin çalışmasını istiyor mu istemiyor mu? Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun üye sayısının 7'den 22'ye çıkarılarak Türkiye'nin 11 bin hakim ve savcısının ihtiyaçlarına daha rahat cevap verebilecek 3 daire altında çalışmasını istiyor mu istemiyor mu? Türkiye'de kamu denetçiliği kurumunun kurulmasını istiyor mu istemiyor mu? Kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkına kavuşmasını istiyor mu istemiyor mu? Yurt dışına çıkış yasağıyla ilgili yargı kararı olsun mu olmasın mı? İnsanların fişlenmesine son verilsin mi verilmesin mi? Bunların kararı verilecek.'' Egemen Bağış, CHP'li, MHP'li bütün vatandaşların Anayasa değişiklik paketine ''Evet'' oyu vereceklerine inandığını da kaydetti. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakere sürecine de değinen Bağış, AB sürecinin Türkiye'nin standartlarının yükseltilmesi için çok önemli bir vesile olduğunu söyledi. Bağış, eskiden idam cezası, DGM'lerin ve YÖK'te bile askeri üyenin olduğu, insanların kendi etnik kökenini söylemekten korktuğu, kendi inançlarıyla ilgili vurgu yapmaktan çekindiği Türkiye'nin artık çok daha demokratik, çok daha şeffaf ülke haline geldiğini söyledi. Türkiye'de artık her şeyin konuşulduğunu ve sorgulandığını vurgulayan Bağış, ''Atatürk'ten bu yana ilk defa cemevine giden bir Cumhurbaşkanımız oldu. Alevi vatandaşlarımızla muharrem aylarında bir araya gelip onların iftar sofrasında kederini mutluluğunu paylaşan bir Başbakanımız var'' diye konuştu. ''Bu ülkede insanlar 'kürdüm' demeye korkardı. Bugün devletin televizyonunda 24 saat Kürt kardeşlerimize anladıkları dilde doğru bilgiyi, kaliteli eğlence programlarını devletin mesajları aktarılıyor'' diyen Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eskiden onları öteleyen dışlayan, Türkçe'yi bile öğretmeyen bir devletle karşı karşıya kalırlarken, şimdi onların köylerine yol yapan, hastalarına helikopter gönderen, köylerine su hattı çeken, çocuklarına ücretsiz ders kitabı veren, okullar inşa eden bir devletle karşı karşıya kaldı. Şu anda, Türkiye'de kimilerinin terörü artırmak için ortaya koyduğu provokatif çabalar, aslında o vatandaşlarımızın devletle barışmasını çekemememelerinden dolayıdır. Ama biz, azim ve kararlılıkla çıktığımız yolda ilerleyeme devam edeceğiz.'' -AB SÜRECİYLE GELEN DEĞİŞİM- Türkiye'nin AB sürecinde önemli bir takım gelişmeler olduğunu vurgulayan Bağış, şöyle devam etti: ''Artık AB yetkilileri 'Türkiye ile olan müzakerelerin hızlanması için neler yapmalıyız?' sorusunu kendilerine sormaya başladı. Artık Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının AB ülkelerinin elçiliklerinin, konsolosluklarının önünde vize kuyruklarında beklemesini kabul edemeyeceğimizi çok net şekilde ortaya koymaya başladık. Biz, serbest dolaşım kapsamında mallarımız gümrük birliği içerisinde serbestçe dolaşırken malın sahibi olan işadamlarımızın vize kuyruklarında beklemesinin kabul edilemeyecek olduğunu her vesileyle söylemeye başladık. TC vatandaşları artık Rusya'ya bile vizesiz gitmeye başladı. AB ülkeleriyle vizelerin kaldırılması için üzerimize düşeni yapmaya kararlıyız.'' -TERÖRLE MÜCADELE- Terör mücadele konusunda da değinen Egemen Bağış, ''Terörle mücadelede en kesin en kararlı adımları atmaya devam edeceğiz. Yaşla kuruyu ayırt edebilecek bin yıllık bir geleneği olan bir milletiz. Vatandaşımızın özgürlüklerini kısıtlamaya kalkmayacağız. Devleti eskiden olduğu gibi çetelerin yönetmesini isteyenlerin ekmeğine yağ sürmeyeceğiz. Demokrasiye olan bağlılığımızı insanların özgürlüğüne olan kararlılığımızı sürdüreceğiz ama terörle mücadelede atılması gereken adımları atacağız'' şeklinde konuştu. Terörle mücadele konusunda AB ülkeleriyle daha yakın iş birliği yapmayı arzu ettiklerini ifade eden Bağış, şunları kaydetti: ''İlk defa geçtiğimiz yaz İstanbul'da siyasi diyalog toplantısında Türkiye'nin talebi üzerine terörle mücadele konusu AB ile yaptığımız toplantının gündemine alındı, resmi gündem maddesi haline geldi. AB sürecini onların da daha iyi algılaması lazım. Türkiye bugün dünyanın 16. Avrupa'nın 6. büyük ülkesi. Avrupa'nın yaşlanma sorunu var Türkiye ise genç nüfusa sahip. Türkiye Çin'den sonra en hızlı büyüyen ekonomi olarak bu yılın ilk 3 ayında bütün dünya tarafından takdirle karşılandı.'' -SORULAR- Egemen Bağış, KTO üyelerinden birinin ''AB sürecinin kaç fasıldan oluştuğunu ve Kıbrıs konusundaki son gelişmeleri'' sorması üzerine şöyle konuştu: ''Normal standartlarda 33 fasıl var. Bunun şu an itibariyle 13'ünü aşmış bulunmaktayız. Birinin geçici olarak kapanması sağlandı. Bazı fasılların kapanış kriterleri yerine gelmiş olmasına rağmen alınmış bir konsey kararı nedeniyle kapayamıyoruz. Çünkü Ankara Anlaşmasının 17 ülkeye uygulanmasıyla ilgili kararı var. O da Kıbrıs Rum yönetimine limanlarımızı açmamızla ilgili bir yaptırım getiriyor. Aslında Türkiye 1987'ye kadar limanlarını Kıbrıs Rum kesimine ait gemilere açan bir ülkeydi. Yeniden açma konusunda Türkiye bu kararı alabilir ama Türkiye'nin de birtakım beklentileri var. Biz diyoruz ki; 26 Nisan 2004 tarihinde AB'de bir karar alındı. Kuzey Kıbrıs'a uygulanan izolasyonların kaldırılmasıyla ilgili. Yani KKTC yaşayan vatandaşlarımızın AB üyesi ülkelerle direk ticaret yapabilmesi o ülkelere seyahat edebilmesi, o ülkelere öğrenci olarak gönderilmesi ile ilgili kararı var. Bu karar kısmi uygulandı, kısmi uygulanamadı. Şu anda direkt ticaretle ilgili olarak alınmış kararı uygulayan 27 AB üyesi içerisinde sadece tek ülke var. Bu ülkenin vatandaşları KKTC rahatlıkla seyahat edebiliyorlar, KKTC ile direkt ticaret yapabiliyorlar. Bu ülke de Kıbrıs Rum yönetimi. Güney'deki Kıbrıslılar kuzeye rahat gidip gelebiliyorlar, kuzeyle ticaret yapabiliyorlar alışveriş yapıyorlar ama diğer 26 ülkenin aynı özelliklerden yararlanmasına engel çıkarıyorlar. Hollandalı, Belçikalı Almanı tehdit ediyorlar. İşte bunun ortadan kalkması gerekir diyoruz.'' -KIBRIS'IN ÖNEMİ- İktidara geldikten sonra Kıbrıs konusundaki algıları tamamen değiştirdiklerini ifade eden Bağış, ''Eskiden Kıbrıs'ta çözümsüzlüğün nedeni hep Sayın Denktaş, KKTC ve Türkiye gözükürdü. Ama artık bütün dünya gördü ki çözümü engelleyen aslında Kıbrıs Rum yönetimi. Şu anda 33 faslın 13'ünü aştık. 18 fasıl üzerinde siyasi engeller var açamıyoruz. Açabilme ihtimalimiz olan 3 tane fasıl kaldı. Ama Kıbrıs sorunu çözülünce bu engellerin büyük çoğunluğu ortadan kalkacaktır. Kıbrıs sorunun çözülmesi için de bir kararlılık ve iyi niyetle adımlarımızı atacağız. AB bizim için önemlidir ama Kıbrıs'tan feragat edecek kadar da değil'' şeklinde konuştu. -TERÖRÜN RANT ODAKLARI- ''Terör olaylarının nasıl sona erdirileceğiyle'' ilgili bir soru üzerine Bağış, şöyle konuştu: ''Terör belasının çok kanlı olduğu dönemler oldu bu ülkede. Terör konusunda istediğimiz noktaya gelebildik mi gelemedik. Çünkü bunun içeride de dışarıda da rant odakları var. Şu anda Türkiye'nin demokratikleşmesini, kalkınmasını, şeffaflaşmasını istemeyenlerin, Anayasa değişiklik referandumu öncesinde kışkırttıkları, kandırdıkları, provoke ettikleri maalesef vatandaşlarımız var. Bakın 12 Eylül 1980 öncesine kadar günde 80, 100 kişinin öldüğü bir ülkeydik terör yüzünden. 12 Eylül sonrası çok sayıda terör örgütü yok oldu ama PKK yok olmadı acaba neden? Ben de onu düşünüyorum. Güneydoğu'nun yıllardır istismar edildiğini biraz evvel sizlerle paylaştım. Vatandaşlarımızın daha iyi standartlarda hayata kavuşması ve devletlerine vatandaşlık bağıyla bağlı olmanın onuruyla yaşamaları için attığımız adımları, havaalanı, baraj ve hastane inşaatlarını, oradaki müteahhitleri tehdit etmesini, 'bu bölgede yatırım istemiyoruz' demesini nasıl karşılamamız gerekir. Eğer PKK terör örgütü gerçekten bu ülkede Kürt asıllı kardeşlerimizin çıkarlarını düşünüyor olsaydı, oradaki okul, hastane inşaatlarını teşvik ederdi.'' -PROFESYONEL ASKERLİK- ''Biz Meclis'te Anayasa değişiklik sürecinde bu zihniyetin, şehit cenazeleri üzerinden istismar yapan zihniyetin aslında ikiz kardeşler olduğuna şahit olduk'' diye Bağış, sözlerini şöyle tamamladı: ''Orada sabahlara kadar nasıl direndiklerini, Türkiye'nin demokratikleşmesine karşı nasıl bir karşı çaba ortaya koyduklarını görünce, hayretler içerisine girdik. Şu anda terörle mücadeleyle ilgili önemli adım atıyoruz. Bölgede artık 3 aylık eğitim almış, 5-10 tane mermi sıktıktan sonra fazla tecrübesi olmamış gençlerimizle, karşılarında 30 yıllık tecrübe sahibi çakal teröristlerle yetersiz kaldığımızı her vesileyle dile getiriyoruz. Biz oraya çok iyi eğitim almış, çok iyi teçhizatla donatılmış, profesyonel kadroların yerleştirilmesi gerektiğine olan inancımızı vurguluyoruz. Bununla ilgili hukuki adımları atacağız.'' Bağış'a konuşmasının ardından Kocaeli Ticaret Odası (KTO) Başkanı Halil İbrahim Keleş Hereke halısı hediye etti.
Bu yazı 29 Temmuz 2010 Perşembe günü saat 08:38'de eklendi.
- Ben torunlarım için oy kullanacağım
- Adalet ve özgürlük için güçlü bir EVET
- Ergenekonsuz Türkiye için DSP’de toplu istifa
- BDP boykotu AP'yi üzdü
- Ülkücüler evet MHP’liler ise hayır diyecek
- Uslu evet ifadesi verdi
- 12 Eylül’de Evren ile aynı oyu veremem
- Bizde araziye uymak yok
- Kendi evlatları için "evet" diyecek
- Rüşvet-i kelama itibar yok
- Topladığı yardımları eliyle teslim edecek
- Sivil dikta oluşacağı iddiaları tutarlı değil
- Kılıçdaroğlu doğuyu gözden çıkardı
- Kızlarıyla 10 aylık torununa usulsüz sigorta yaptırmış
- Dink’in arkadaşları nokta sorular soruyor
- Çiçek ailesi grevde
- Skandalın üstü örtülemeyecek
- Sosyal patlama kapıda
- Referanduma evet demek Kürtlerin çıkarına uygun
- Yaşadıklarım yine yaşanmasın diye
- ‘One minute’ı geride bırakmak zorundayız
- CHP ve MHP ülkeyi paçasından çekiyor
- Finals of Turkish Olympics held in Holland, Norway
- Death toll exceeds 30 as megacity İstanbul
- Diyanet’te Alevi temsili için ‘asla’ demedim
- Çukurlardan karanlık senaryolar çıkıyor
- Ölüm kuyuları kazıldı sıra ölüm tarlalarında
- İstanbul SEECP summit calls for Euro-Atlantic
- Kılıçdaroğlu'ndan referandum açıklaması
- Çiftçisiz kalkınma olmaz
- Başsavcı Eylem Planı
- Tehlikeyi geç fark ettiler
- Kaset 32 dakika Baykal da biliyor
- Özçer says democratization should go on even if PKK
- İki komutanın konuşması yargıya cesaret verecek
- Kurşun hayati organlara
-
İSTANBUL
ANKARA
İZMİR





















