Baykal grup toplantısında sert konuştu
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin yapmayı planladığı anayasa düzenlemesine tepki göstererek, "Anayasa değişikliği projesi iktidarın kurumlarla çatışması konusunda uygulamalarının yeni bir düzeyde, anayasa düzeyinde sürdürülmesi anlamına gelmektedir" dedi.Partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşan Baykal, 2010 İstanbul Avrupa Başkenti etkinlikleri kapsamında harcanan parayı eleştirdi. İstanbul'un Avrupa'nın Kültür Başkenti ilan edilmesinin Türkiye'de ve İstanbul'da çok büyük bir heyecanla karşılandığını belirten Baykal, "Çok kapsamlı törenler düzenlendi. Trilyonlarca lira harcandı. İstanbul gece ışıklarla, havai fişeklerle cümbüş yaşadı. İstanbul'un yedi tepesinin yedisinde şölenler düzenlendi. Bir yanda İstanbul'un bu eğlenceleri, diğer yanda Ankara'da işini kaybetmiş olan, işi için direnen, büyük bir mücadeleye girmiş olan TEKEL işçilerinin vermekte olduğu ekmek kavgası. Binlerce TEKEL işçisi ve onların görüntüleri ve öte yanda büyük bir şenlik, büyük bir coşku. Kutlama törenleri. Bu çelişki, bu tablo Türkiye'nin gerçek manzarasını anlamamızı sağlayacak bir tablodur" dedi. Baykal, 1985 yılından bu yana Avrupa Kültür Başkenti olmuş şehirlerin listesini göstererek, bu yıl İstanbul'la birlikte Almanya'nın Essen şehri ve Macaristan'ın Pecs şehrinin de Avrupa Kültür Başkenti olduğunu söyledi. Baykal, "Macaristan halkı Pecs için böyle şenlik yaptılar mı? Kıyameti kopardılar mı? Essen halkı farkında mı Kültür Başkenti olduğunun? 2010 yılında Avrupa'nın bilmem ne teşkilatının İstanbul'a sen kültür başkentisin demeye İstanbul'un ihtiyacı yoktur. Dünyanın en özgür bir medeniyet şehri. Hangi eziklik duygusudur ki birileri İstanbul'a bu rütbeyi verdi diye bu coşku yaşanıyor. Sen 1985'te başladığın uygulamanı, 2010'a kadar İstanbul'u görmemenin hesabını ver önce. Bunun altında çaresizlik yatıyor. Bunun altında milleti olmadık işlerle hayatından memnun etmeye sevk edebilir miyiz diye bir aldatmaca projesi yatıyor. O senin harcadığın trilyonların içinde TEKEL işçilerinin de hakkı var. Ama nasıl olur da ülkeyi yönetenlerin aklı mantığı bu kadar parayı, bu kadar anlamsız bir şov için trilyonlar harcar. Yeter ki millet gerçekleri görmesin, sıkıntıları unutsun deniyor" diye konuştu. TEKEL İŞÇİLERİNİN EYLEMİ TEKEL işçilerinin 36 gündür Ankara'da eylem yaptığını hatırlatan Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bir aydır TEKEL işçileri vicdanları sarsan etkileyici bir mücadele veriyor. Bu mücadeleyi doğru anlamak lazımdır. Bu insanlar hakları olandan fazlasını istemiyorlar. Hakları olanın 15 yıl sonra, 8 yıl sonra, 12 yıl sonra birden bire ellerinden alınıvermiş olmasını hazmedemiyorlar. Bu insanlar kendilerine bir hayat düzeni kurmuş. Devletin bir işletmesinde iş bulmuş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuş. Sosyal hakları var. Günlerden birinde iktidar o insanların çalıştığı sektördeki statüsünü kaldırıyor. Bu sadece burası için değil, kim için yapılırsa yanlıştır. Son dönemde bu nitelikte bazı uygulamalar yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti İstanbul'da havai fişek gösterisini gözünü kırpmadan yapabilecek. Türkiye Cumhuriyeti bu işçilerin acizliğini gideremiyor mu? Bir defa bunu anlamak lazım. İnsanların haklarını ellerinden alamazsınız. Başka yerde çalışma imkanını sağlayacaksınız. Yoksa kadınlar, çocuklar karda kışta o rezaleti 36 gündür çekerler mi? Bir toplumun vicdanı buna sessiz kalabilir mi? Ayıptır. Devlete kendi vatandaşıyla kavga etmek yakışmaz. Türkiye'ye yakışmıyor. Bunu bir an önce ortadan kaldırmak lazım. Bunu bir inatlaşma konusu olarak görmeyin. O insanları yapmanız gereken şeyi yaparak yüzlerini güldürün. Yenilmiş, ezilmiş insanlar haline dönüştürmeyin. Zaten yeterince yenildiler. Şimdi bir de devletin gücüyle onların burunlarını sürtmenin bir anlamı yok. Bu yarayı kaldırmak lazım. Orayı tedavi etmek lazım. Onu veriyorum, bunu veriyorum. Verme kardeşim. Eski hakkını ver. İş ver, iş. Yan gelip yatmak
istemiyor. Onun için iş ver. Ne halin varsa gör deme. Bunu ekonominin icabı diye kabul ettiremezsin. 299 milyon dolara satmışsın, satın alan kişi daha sonra 999 milyon dolara başkasına satmış. Bu yanlışları yapan sensin. Bu politikanın bedelini o insanlara niye ödetiyorsun." Son zamanda sağlık alanında da huzursuzluklar yaşandığını kaydeden Baykal, "Son zamanlarda gene huzursuz bir alan da bu sağlık alanı. Orada da eczacılar, halk rahatsız. Vatandaş eczaneye gidiyor en hayati ilaç kanser hastası var, anası babası, kardeşi ilaçta çok büyük sıkıntı yaşanıyor. İlaç var ama yok. Depodaki ilacı eczaneye indiremiyoruz. Çünkü fiyat belirsizliği; fiyatlar netleşmemiş, depodaki ilacı ihtiyaç sahibi olana ulaştıramıyorsunuz. Hasta sahibi elinde reçetesi şu ilacı ver diyor. Alamazsın diyor. İncelemişler eğer 7 milyona kadar reçete karşılığında ilaç alacaksanız sakın provizyonla uğraşmayın al 7 milyona daha karlısın. Kimi ne diye aldatıyorsun? Vatandaş ne olduğunu bilsin. Şimdi yavaş yavaş hastane işlemlerini paraya dönüştürmek için türlü cambazlıklar çevriliyor. Vatandaş bir sıkıntının içine sürüklenmiş duruyor. Bu işe el atmak lazımdır. İzlediği sağlık politikasının karşısında hükümet yavaş yavaş milletin cebine gözünü dikmeye başlamıştır. Bütün bunlar tabii önümüzdeki günlerde sorunların artacağını gösteriyor" dedi. 'İKTİDAR BİR SÜREDİR KURUMLARLA ÇATIŞIYOR' İktidarın bir süreden beri kurumlarla çatıştığını savunan Baykal, referandum süresinin indirilmesi için yapılan çalışmayı eleştirdi. Baykal, "Hükümetin birden bire referandum yasasıyla ilgili bir karar aldığını gördük. 120 günlük süre 45 güne indirilmeye çalışılıyor. Bu değişikliğin arkasında anayasa değişikliği konusunun yattığı anlaşıldı. Anayasa değişikliği projesi iktidarın kurumlarla çatışması konusunda uygulamalarının yeni bir düzeyde, anayasa düzeyinde sürdürülmesi anlamına gelmektedir. Bugüne kadar ne yapılıyordu? Kurumlara yönelik bir takım iddialar ortaya atılıyordu. O iddialar doğru mudur değil midir? Kimsenin bunların üzerinde durduğu yok. Bir belge çıkıyordu. Bu belge muameleye tabi tutuluyordu. En önemli görevlerdeki insanları darbe planlıyorsunuz diye itham altında bırakıyorlardı. İlk kez Silahlı Kuvvetler'de üst düzey görevliler darbecilikle suçlandı. Bu iddiaların devamı geliyordu ki ortaya çıktı olayların aslı yoktur. Albay Çiçek'in böyle bir hazırlık yaptığı ortaya atıldı, Albay Çiçek serbest. Adli Tıp Kurumu orijinal imza diyor kanaati aldıktan sonra, hakimler yok öyle şey dedi. O belge incelenemedi. Mahkemenin bir talebi var. Gelin biz de inceleyelim, hayır inceleyemezsiniz. Albay Çiçek maruz kaldığı haksızlığı ifade etmek zorunda kaldı. Soruşturma yürüyor. Yürüsün, o görevinin başında. Albay 'eldivenle tutarım o belgeyi' dedi, 'üzerinde parmak izim olmaz' dedi. Kavganın hedefini karşında tutma politikası götürülüyor. Onun dışındaki iddialar ne oldu? Suikast iddiası ne oldu? Ne çıktı? Şimdi bu kavga bitti diye düşünmeyin. Anayasa değişikliği bu kavgayı çözmenin yeni bir yöntemi olarak görülüyor. Anayasa değişikliğiyle amaca ulaşılmak isteniyor" şeklinde konuştu. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in 'Savunmadayız' sözlerini hatırlatan Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Anayasa değişikliği yargıya karşı savaşın yeni açılımı olarak planlanmıştır. Getirilecek olan anayasa değişikliğinin belgesiyle dedikodularla sürdürülen mücadelenin şimdi anayasa değişikliğiyle nihai düzeyde çözüme kavuşturulması arayışıdır. Anayasa değişikliği bir toplumdaki ana mutabakatı ortaya koyar. Anayasa toplumdaki ortak kararların çözümüyle ilgili milli belgelerdir. Yani 70 milyonun birden hazırladığı belgelerdir. Türkiye'de bir anayasa değişikliği lafı ortaya atıldı. Referandumu biz anayasa değişikliği için yapmıyoruz diyorlar. Sonra Başbakan anayasa değişikliği diyor. Sadece birkaç madde diyorlar. Şimdi anayasadaki 8-10 maddeyle ilgili bilgi önümüze gelecek öyle anlaşılıyor. Anayasayı değiştirecek. Kendisi, Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla anayasaya karşı eylemlerin odağı haline geldiği bir parti değiştirecek. Kiminle değiştirecek? Anayasa Mahkemesi'nin kapattığı, milletvekilliğine devam ettiği yeni partiyle el ele verecekler. Referanduma vatandaşın da istediği bazı düzenlemeleri de koyacağım ama onun dışında bazı düzenlemeler koyacağım evet mi hayır mı? Bu da demokratik bir tercih olacak. İçtenlik, şeffaflık nerede? Böylece Türkiye daha demokratik olacak. Umut ediyorum iktidarın üstündeki aklı başında insanlar bu yolda teşvik edici olmayacaktır. Ne zaman bu deneniyor? Gider ayak deneniyor. Oylar azalmış. Aman ha gider ayak bu işi halledelim telaşı içinde bir girişim yürütülüyor. Bundan büyük üzüntü duyuyorum. Bunu; umarım sağduyu hakim olur. Türkiye'yi yeni bir çatışmaya sürükleyecek ortamdan
uzak durur." Baykal, yargının siyasetin tehdidi altına girdiğini savundu. Baykal, konuşmasının sonunda yenilenen Muhsin Ertuğrul Sahnesi için ise şunları söyledi: "Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nun yıkılması döneminde vatandaş ne yapacaksınız dediğinde cevap vermemişler. Bunlar tiyatro salonunu yıkıp başka bir şey yapacaklar diye tepkiler meydana gelmiş. Açılışında diyor ki bize tepki gösterildi. Planıyla projesiyle net açık söyleyip yıkmaya kalksaydınız. Başbakan 'Bize iftira atıldı, bize haksızlık yapıldı ciğerim kanıyor' diye şikayet ediyor. Ben onun üzüntüsünü anlıyorum ama benim tavsiyem, yapacağı işi önceden dürüstçe söyleyerek yapsın. Biz de bunu tercih ederiz." Baykal'ın, bugünkü grup toplantısını atanamayan öğretmen adayları ve TEKEL işçileri de izledi. İşçiler Baykal'ın konuşması sırasında ''TEKEL sizinle gurur duyuyor'', ''İşçiyiz, haklıyız kazanacağız'' sloganları attı. Bunun üzerine Baykal işçilere dönerek, ''Bırakın, ben sizin adınıza konuşuyorum'' dedi.
Bu yazı 20 Ocak 2010 Çarsamba günü saat 20:21'de eklendi.
- CHP'de İstanbul depremi
- Kılıçdaroğlu'nun koltuğuna kim oturmalı?
- Bizi yargıya havale edin
- Kılıçdaroğlu'na Hakeret şoku
- Özer Ülken'e Kılıçdaroğlu nasihatı
- Kemal Kılıçdaroğlu, KKTC'ye gitti
- Ağbaba,cinayetin sır perdesi
- Türkiye taşeron olarak kullanılmak istedi
- CHP, bedelli askerlik çıksın
- Kılıçdaroğlu'na 'Oy Kullanmama' Sitemi
- Baykal,Partililerle bayramlaştı
- CHP'de Bayramlaşma
- Kılıçdaroğlu son gün Silivri'de
- Obama kucaklamayacak da kim kucaklayacak
- Kılıçdaroğlu'dan Mektub yorumu
- CHP'li başkan ölüyordu
- Ağbaba,Muhtarlar Derneği'ni ziyaret etti
- CHP Salihli teşkilatı genel seçim çalışmalarına başladı
- Seçginok,AKP hiçbir sorunu çözmüyor
- CHP’li Milletvekillerinden Devrek ziyareti
- ‘One minute’ı geride bırakmak zorundayız
- CHP ve MHP ülkeyi paçasından çekiyor
- Finals of Turkish Olympics held in Holland, Norway
- Bu şarkı burada bitmiyor daha da gür söylenecek
- Death toll exceeds 30 as megacity İstanbul
- Haberi Milliyet yayınladı savcı faturayı star’a kesti
- Diyanet’te Alevi temsili için ‘asla’ demedim
- Çukurlardan karanlık senaryolar çıkıyor
- Ölüm kuyuları kazıldı sıra ölüm tarlalarında
- Doğan: Rutin dışına çıkılsın
- İstanbul SEECP summit calls for Euro-Atlantic
- Kılıçdaroğlu'ndan referandum açıklaması
- İstifasını geri çekti
- Çiftçisiz kalkınma olmaz
- Başsavcı Eylem Planı
- Tehlikeyi geç fark ettiler
-
İSTANBUL
ANKARA
İZMİR





















