Önce sivil Anayasa sonra AB
Arınç, Avrupa ülkelerinin sivil Anayasa yaptıktan sonra AB'ye girebildiğini belirterek, Türkiye'nin de bu yolu izlemesi gerektiğini söylediAnkara Üniversitesi Avrupa Toplulukları Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAUM) 46. Dönem Avrupa Birliği kurslarının açılışına katılan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, kursiyerlere ‘'Avrupa Birliği Sürecinde Demokratikleşme ve Sivilleşme Hareketleri'' konulu ilk dersi verdi.Arınç, Türkiye'nin de 1960 öncesinde Avrupa Birliği'ne ilk başvurusunu yaptığını ve 50 yıldan fazla bir süre AB sürecinin devam ettiğini anlattı. Türkiye'den çok sonra müracaat eden ülkelerin ve Türkiye'den geri olan ülkelerin hemen üyeliğe alındığını anımsatan Arınç, Türkiye'nin neden birliğe alınmadığının çok değişik sebepleri olduğunu belirterek, “Türkiye, 60 ihtilalinden sonra meclislerin yapmadığı, bir şekilde kamufle edilen ve halk oylamasıyla kabul edilmiş olması nedeniyle yürürlükte olan anayasalar ile idare edilmektedir. AB sürecine en büyük engel bu. Bazı ülkeler AB sürecini tamamlarken öncelikle anayasalarında değişiklik yaptı. Mesela İspanya diktatörlük dönemleri geçirdi ama 1978'de sivil anayasa yaptı, 1986'da AB'ye girdi. Yunanistan 1974'te sivil anayasayı yaptı, 1981'de AB'ye girdi. Portekiz de Salazar rejimi vardı, 1982'de demokratik anayasalarını yaptılar, 1986'da AB'ye girdiler. Türkiye'nin mevcut anayasa ile bu süreci başarıyla yürütemeyeceği ortada” dedi. • ANKARA Topuk selamı veren siviller var Arınç, sivilleşme konusunda farklı tarifler bulunduğunu, siyasal sistem üzerinde askeri etkinin sona erdirilmesi ve seçilmiş sivillerin siyasette etkili olmasının sivilleşme olarak tanımlanabileceğini belirterek, “Sivilleşmenin iki fonksiyonu vardır, birincisi silahlı kuvvetlerin tam olarak sivil denetim altına alınması, ikincisi ise askeri bürokrasinin demokratik siyaset alanına nüfuz etmemesidir. Sivilleşme dediğiniz zaman, siyasal sistem üzerideki askeri vesayetin sona ermesi ve seçilmiş sivillerin siyaset alanına hakim olması, sivilleşme olarak tarif edilebilir. Sivilleşme, sivil kıyafetler giymek, şapka takmak, rugan ayakkabı giymek, kravatın en güzelini giymek değildir. Bu bir zihniyettir. Öyle siviller var ki birbirlerini topuk selamıyla selamlıyor” dedi.
Bu yazı 11 Mart 2010 Perşembe günü saat 08:42'de eklendi.
- Sanık olan tüm komutanlara görevden el çektirilmeli
- Bunun adı imtiyazlı firar
- Başbuğ ile 2.5 saatlik Balyoz görüşmesi
- Bulanık tahliye
- Etro’ya kazaklı kamuflaj
- Hep statükodan yana
- Darbeye alkışın tarihi
- Sav’ın teşkilatta yaptığı ‘Baykal temizliği’ni
- Şiddetle kınıyor, tekzip ediyorum
- Kirli eller spora uzandı
- Türk Solu’ndan ülkücülere ‘sokaklara dökülün
- Dörtyol'da dört koldan gerilim dolu saatler
- Asker raporuyla tahliye istediler
- Artık birileri çıkıp bu ayıba dur demeli
- Court rejects fugitive generals’ requests for new
- 'AB önemli ama Kıbrıs kadar değil'
- Referandum öncesi provokasyon uyarısı
- Kılıçdaroğlu'na manevi tazminat
- "Meselenin şakaya gelir tarafı yok"
- Erdoğan'dan "dokunulmazlık" açıklaması
- ‘One minute’ı geride bırakmak zorundayız
- CHP ve MHP ülkeyi paçasından çekiyor
- Finals of Turkish Olympics held in Holland, Norway
- Death toll exceeds 30 as megacity İstanbul
- Diyanet’te Alevi temsili için ‘asla’ demedim
- Çukurlardan karanlık senaryolar çıkıyor
- Ölüm kuyuları kazıldı sıra ölüm tarlalarında
- İstanbul SEECP summit calls for Euro-Atlantic
- Kılıçdaroğlu'ndan referandum açıklaması
- Çiftçisiz kalkınma olmaz
- Başsavcı Eylem Planı
- Tehlikeyi geç fark ettiler
- Kaset 32 dakika Baykal da biliyor
- Özçer says democratization should go on even if PKK
- İki komutanın konuşması yargıya cesaret verecek
- Kurşun hayati organlara
-
İSTANBUL
ANKARA
İZMİR





















